Anasayfa   Başkonsolosluk Hakkında   Çin-Türk İlişkileri   Konsolosluk Hizmetleri   Ekonomik-Ticari İlişkiler   Çin Hakkında   Başkonsolosluğun Sorumlu Bölgeleriyle İlgili   İstanbul'a Gelmek İçin Bilmek Gerekenler 
   Ana Sayfa > Haberler
 
Başkonsolos CUI Wei'nin Bloomberg Businessweek Türkiye Dergisinde Yayınladığı Makale: Çin ve Türkiye Adil ve Serbest Küresel Ticareti Birlikte Korumalı
2019/06/24
 

Ekonomik küreselleşme, uluslararası toplum tarafından kabul edilen evrensel bir eğilimdir. Ancak yakın geçmişte, Amerika tam tersine hareket etmeye başlayarak, hegemonya ve korumacılık konusunda daha da ileriye gitti. Vergi artırımı, kur manipülasyonu, Huawei baskısı gibi Amerika hükümetinin benimsediği ekonomik zorbalık dünya ekonomisinin gelişmesine gölge düşürüyor, aynı zamanda hem diğer taraflara hem de kendine zarar veriyor. Çin hiçbir zaman herhangi bir ülke ile ticaret savaşına girmeyi düşünmedi, Amerika ile de böyle bir durumun yaşanmasını istemedi. Fakat, eğer bir ülke Çin'e karşı ticaret savaşında ısrar ederse, Çin de bu savaştan korkmayacaktır. Çin daima, olası iş birliğin Çin ve Amerika arasında tek doğru seçenek olduğunu ve ortak kazanç olduğu durumda geleceğe emin adımlar atılacağına inanıyor.

Çin ve Amerika arasındaki ticari anlaşmazlığı ele alalım: Amerika Think Tank raporu verilerine göre, Amerika Birleşik Devletleri eğer Çin'den ithal edilen tüm ürünlere %25 ek gümrük vergisi uygularsa, Amerika'daki 2 milyon 160 bin kişi işsiz olacak, yine Amerika'nın gayri safi yurt içi hasılası %1,01 düşecek, bu da demek oluyor ki gelecek dört yıl içinde her yıl yaklaşık 100 milyar Amerikan doları zarar görecek. Amerika'nın Çin'e olan ihracatı da peşpeşe sekiz ay boyunca düşüş gösterdi. 2018 yılında, Amerika'nın 34 tane eyaletinin Çin'e ihracatında düşüş yaşanırken, 24 eyalette iki haneli oranlarda düşüş görüldü, en çok etkilenen tarım ihracatında %33,1 oranında düşüş yaşandı. Ek gümrük tarifesi aynı zamanda Amerikalı tüketicinin harcamalarına doğrudan yansıyor, dört kişilik bir ailenin yıllık harcaması 2.294 Amerikan doları artacak, yalnızca Çin ev eşyalarına uygulanacak %25'lik ek tarife, Amerikalı tüketicilere yılda 4,6 milyar Amerikan dolarına mal olacak. Amerikan halkı, hükümetin yanlış politikası gereği 'hesap ödemek' zorunda kalacak.

Uluslararası camia, Amerika'nın yanlış uygulamalarından endişe duymaktadır. Dünya Ticaret Örgütü 2019 küresel ekonomik büyüme tahminini %3,7'den %2,6'ya düşürdü. Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu da buna bağlı olarak oranlarını düşürdü. Raporlara göre, Çin ve ABD arasında artan ekonomik ve ticari anlaşmazlık, yükselen ekonomilerde geçen yıl Ekim ayından bu yana ciddi bir sermaye çıkışının yaşanmasına neden olduğunu gösteriyor. Bu yıl Mayıs ayından bu yana yükselen ekonomilerdeki borsalar %8'den fazla sermaye kaybetti. Son birkaç ay içinde Türk Lirasındaki değer kaybı, Çin ve Amerika arasındaki ekonomik ve ticari anlaşmazlıklardan da bir nebze etkilenmiştir. Amerika'nın ilgili uygulamaları Türkiye'yi de kapsayan yükselen ekonomilere yarattığı etki, tüm tarafların tetikte olmasını gerektiriyor.

Dışa açılım, dünya halklarının karşılıklı anlayışı artırması, birbirlerinden karşılıklı bir şeyler öğrenmesi ve karşılıklı gelişme sağlanmasının ortak dileğidir. Çin tarihi, tecrübeyle birlikte, içine kapanmanın geride kalmışlığa, dışa açılımının ilerlemeye sebep olduğunu kanıtlıyor. Çin hükümeti aktif olarak reform ve dışa açılımı teşvik ediyor, dışa açılım sürecinde gelişen ve ilerleyen endüstri grupları, Çin sosyo-ekonomik yapısında baştan aşağı değişikliklere yol açıyor. Onlarca yıllık olan kısa bir süre zarfında Çin, Batılı ülkelerde birkaç yüzyıl süren kalkınma sürecini tamamladı, dünyanın en büyük ikinci ekonomisi oldu, dünya ekonomisinin büyümesine %30 katkıda bulundu.

Dışa açılım, Türkiye'nin tarihi geleneği olarak, modern ekonominin gelişmesine önemli katkıda bulunmaktadır. Osmanlı döneminde, İpek Yolu aracılığıyla, Çin ve Osmanlı arasında ticaret yapılıyor, Çin'in ipek, çay ve çini ürünleri Osmanlı topraklarına gönderiliyor ve oradan da Avrupa ülkelerine götürülüyordu. Türkiye Cumhuriyeti kurulduktan sonra, Türk hükümeti aktif olarak yabancı sermayeyi kendisine çekti, ihracatı artırdı, dışa açılımı derinleştirdi ve Türk ekonomisinde dipdiri bir gelişme sergilendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın geçen hafta sonunda düzenlenen TİM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmasında, Türk ihracatçılarının aktif olarak yurt dışı piyasalardaki faaliyetlerinin güçlendirilmesini, özellikle Çin, Rusya ve Hindistan gibi yükselen ekonomilerdeki piyasalara yönelik önemi vurguladı, bu açıklama, Türk tarafının dışa açılım ve iş birliğine atfettiği önemi yansıtmaktadır.

Kuşak yol inisiyatifi, Çin'in kararlı dışa açılma politikasının önemli bir özetidir. İnisiyatifin ilan edilişinden bu yana geçen altı yılda, Çin 150'yi aşkın ülke ve uluslararası kuruluştan olumlu geri bildirimler aldı, Çin ile güzergahındaki ülkeler arasındaki toplam ticaret hacmi 6 katrilyon dolara ulaştı, Çin'in bu ülkelere yaptığı toplam yatırım hacmi 70 milyar doları aştı, yine Çin bu ülkelerde kurduğu ekonomik ve ticari işbirliği bölgesi için toplam 20 milyar dolar yatırım yaptı, yüzbinlerce istihdam ve milyarlarca dolarlık vergi sağlandı. Bu yıl Nisan ayında düzenlenen II. Kuşak Yol Uluslararası İşbirliği Zirvesi süresince, sadece şirketler arasında imzalanan anlaşmaların cirosu 64 milyar doları aşmış olması, inisiyatifin güzergahındaki ülkelere sağlamış olduğu değerli işbirliği fırsatlarını tamamen gözler önüne sermektedir.

Dünyadaki ülkelerin her biri, küreselleşme denizinin akıntısındaki küçük dalgalara benzemektedir. Akıntıya uyarak ancak ilerleyebilir, aksi takdirde buharlaşıp yok olacaktır. Gelecekte durum ne şekilde olursa olsun, Çin hep daha yüksek düzeyde dışa açılımı kararlılıkla hızlandırmayı sürdürecektir. Karşılıklı saygı, eşitlik, karşılıklı yarar ve ortak kazanç ilkelerine bağlı kalarak, Kuşak Yol'un daha da hızlandırıp derinleşmesine devam edeceğiz. Çin, Türkiye dahil olmak üzere uluslararası camia ile her alandaki iletişimi güçlendirerek, ekonomik küreselleşmeyi korumayı, korumacılığa ve ekonomik hegemonyaya karşı çıkmayı ve dünyanın asıl düzenini korumayı görev addetmektedir.

Arkadaşlara tavsiyeler
       Yazdir